BALİ GÜNÜMÜZÜN GÖZDE TATİL YERİ
Evet şuanda balide balayı villamızdan yağmurun sesi eşliğinde doğanın kokusunu içime çekerek yazıyorum. O zaman başlayabiliriz.
Biz kaldığımız villayı Airbnb den kiraladık. Fiyat olarak gayet uygundu. 15 gün için yaklaşık 40 bin TL ödedik. Villamız iki kişi için çok büyük ve güzel. İçerisinde havuz, yaklaşık olarak 3 bahçe, spor salonu, deniz kenarında oturulan alan ve 2 yatak odası biri açık diğeri kapalı , amerikan mutfaklı salon ve kapalı bir banyo bulunuyor. Merak etmeyin villanın resimlerini birazdan göreceksiniz. Villanın bakımından sorumlu 3 kişi var . Bizim gördüğümüz kadarıyla. Biri bahçeden sorumlu Gardener , diğeri bizim tabirimizle kahya evden sorumlu kişi adı Kadek, diğeride onun yardımcısı evin temizliği ve düzenini sağlıyor. Biz balayında olduğumuz için onların belirli saatlerde gelmeleri istedik. Sürekli bizimle ilgilenmeleri, bir isteğimiz var mı diye sorup durmaları bizim için çok da iyi olmayacağını ve rahat etmeyeceğimizi düşündük. Onlarda bu durumu anlayışla karşıladı.
Villaya ilk girdiğimizde bizi çok iyi karşıladılar. İçeri girer girmez ıslatılmış ve güzel bir şekilde rulo yapılıp buzdolabına yerleştirilmiş olan serinlik veren havluları uzattılar. Ellerimizi ve yüzümüzü serinletmemiz için olduğunu söylediler. Ve sonrasında kendi meyveleriyle yaptıkları meyve suyunu ikram ettiler. Ejder meyvesiyle yaptıkları meyve suyu bence çok güzel ve lezzetliydi. Aç olup olmadığımızı sordular bizde yemek hazırlarsanız çok iyi olur dedik. Tavuklu salata yapıp yanına soğan , yağ, limon ve baldan yaptıkları sosu getirdiler. Balın başlangıçta iyi bir fikir olmadığını düşünsemde yedikten sonra fikrim değişti. Bence çok lezzetliydi. Türkiyeye döndükten sonra da bu sosu salatalarda veya farklı mezelerde kullanabileceğimi düşünüyorum. Yemekten sonra dinlenmemiz için bizi yalnız bıraktılar ve yarın sabah tekrar geleceklerini söyleyip çıktılar. Bizde bavullarımızı yerleştirip dinlenmeye koyulduk.
Eveeeet buraya kadar olan kısım villaya nasıl yerleştiğimizdi.bundan sonra gezdiğimiz gördüğümüz yerler hakkında bilgi vereceğim. Öyleyse başlıyorum.
Bir sonraki durağımız “Monkey Forest” yani maymun ormanı içeri girmeden önce çok güzel ve ihtişamlı bir bilet lobisi bulunuyordu. İlk başta ormanın küçük olduğunu düşünsekte gezdikçe yanıldık. Kocaman bir ormanda bulduk kendimizi. İçeri girer girmez girişte bulunan küçük ve tatlı gibi görünen maymunlarla karşılaştık. Neden böyle söylediğime anlam veremediniz dimi :) maymunlarla göz teması kurulduğu zaman hemen üzerinize atlayabiliyorlar ve değerli gördükleri eşyaları alıp sizden bunun karşılığında yiyecek vb şeyler talep ediyorlar. Yani aldıkları eşyayı geri vermesi için takas yolunu kullanıyorlar. Başka bir problem ise yanlarına yaklaştığınız zaman size zarar verebiliyorlar bu yüzden ormanda bulunan tabelaları iyice incelemenizde fayda var. Kocaman bir orman ve her adım attığınız yerde karşınıza çıkabilecek kadar maymun bulunuyor. Daldan dala atlayıp duruyorlar. Bu kadar maymunu bir arada göreceğimi daha önce hiç düşünmemiştim. Ormanda yalnızca maymunları değil içerisinde bulunan tapınakları da gezip görebilirsiniz. Fakat ibadet vakitlerinde tapınaklar turistler için kapanıyor. Buradada Bbali’nin genelinde olduğu gibi bir sürü oyma heykeller mevcut. Bali’yi yansıtan bir havası olması yine farklı kılan özelliklerinden.
Diğer durağımız ise elephant forest yani fil ormanı. Şimdiye kadar en çok burda para harcadık kişi başı 1.200.000 endonezya rupisi ve fotoğraf çekimi için 300.000 endonezya rupisi ödedik. Peki değdi mi sizce bu kadar masrafa. Bence hayatımda deneyimlediğim en güzel deneyim olabilir. Öncelikle biraz etrafı dolaştıktan sonra rehber bizi bir fil üzerine oturttu ve yaklaşık yarım saat süren bir yolculuk başladı. Fil üzerinde rehberle beraber dolaşmaya başladık . Kocaman devasa bir filin üzerinde 3 kişi oturuyorduk sohbet ede ede ve etrafı seyrederek bitirdik yolculuğu diye düşünürken bir anda fillerin havuzu içerisine götürüp dolaştırdılar ve bu sırada harika resimlerimizi çektiler. Normalde her bir etkinlik için ayrı ayrı ücret alınırken bize balayında olduğumuz için extra bir etkinlik hediye ettiler ve bu da bizi çok mutlu etti. Daha sonra fillerle resim ve videolarımızı çektiler . Başlangıçta bu kadar güzel olabileceğini düşünmemiştim . Fakat fotoğraf ve videolar profesyonel bir şekilde çekilmişti. Resimlerimizi usb bellek şeklinde ve mail olarak teslim aldık .
Evvet bir başka gün ve bir başka deneyime geldi sıra bali denince akla gelen ilk şeylerden bir tanesi olan şelaleler. Düşününce adada şelalelerin oluşumu biraz ilginç gelsede gerçekten var olmaları harika. Şelalelere kaldığımız villadan yaklaşı 1 buçuk saatte geldik. Çok yakın bence bu mesafe fillere ve maymun ormanına gitmemiz yaklaşık 3-4 saati bulmuştu. Şelalelere vardığımızda 3 farklı tur seçeneği vardı. 1.si sadece tek bir şelaleyi manzarayla birlikte görmek. 2.si 2 şelaleyi gezip görmek. 3.sü 3 şelaleyi de görüp gezip yüzebileceğiniz ve fotoğraflarınızın çekilmesi. Tabi ki buraya kadar gelmişken 3. Seçeneği seçtik. Başladık yürümeye; merdivenlerden iniyoruz sonra tekrar çıkıyoruz düz yürüyoruz aşağı iniyoruz derken ilk şelaleyi gördük . Çok büyük olmasada görülmeye değer bir manzarası vardı. Doğanın güzelliğiyle beraber şelalenin eşsiz güzelliğiyle beraber birkaç fotoğraf çekildik ve devam ettik. 2. Şelaleye varmamız biraz uzun sürdü çok yorulduk . Yollar bozuk ve bakımsızdı . Tutunmak için konan demir korunmalıklar toprak kaymasından dolayı yamulmuş ve tehlikeliydi. Bu da gezimizin kötü tarafıydı. Yaklaşık olarak yarım saat yürüdükten sonra 2. Şelalemize geldik gerçektende harika görünüyordu. Şelaleye yaklaşmak için suların üzerine basmamız gerekiyordu artık. Ben sandalet giyinmiştim fakat eşim spor ayakkabılarıyla geldiği için ve yanımıza yedek terlik almadığımız için ayakkabılarını çıkarıp çıplak ayakla girdi . Suyun içerisinde bulunan kumlar çakıl taşları ve büyük taşlar canını iyice yakmıştı. Bence geziye başlamadan önce gelen misafirlere yanlarında yedek terlik veya deniz ayakkabısı olup olmadığı sorulmalı. Çünkü yanlız eşim değil gelen turistlerin çoğu aynı durumu yaşadı. Ormanın girişinden içine kadar her 15-20 dk da bir meyve sebze satanlar olduğu gibi terlik veya deniz ayakkabısı satan kişiler de olmalıydı bence. Çok yorulmuştuk ve eşimin canı çok yanmıştı. Geziye son mu verelim yoksa devam mı edelim diye konuştuk ve devam etmek yönünde karar verdik. Eşim de canının yanmasındansa ayakkabılarının ıslanmasını göze aldı ve bu şekilde devam ettik. Çünkü şelalenin içerisinden geçip diğer şelaleye varmamız gerekiyordu. Ve yorula yorula da olsa 3. Şelaleye vardık. Muhteşem görünüyordu. 3 şelallenin bulunduğu kocaman bir alandaydı ve rüzgarın şiddetiyle şelale sanki fırtılanlı bir yağmur günüymüş gibi üzerimize yağıyordu. Yaklaştığımızda şiddet daha fazla olduğu için biz biraz uzaktan resimlerimizi çektik. Harika görünüyordu gerçekten o kadar yolu gelmemize değmişti. Biraz dinlendikten ve resim çekildikten sonra dönüş zamanımız geldi. 2 saat süren yolculuğumuzun dönüşü için ortalama 45-50dk yürümemiz gerekiyordu. Yokuş çıkmak, merdivenlerden çıkmak ve en korkunç olanı toprak kaymasının olduğu yerlerden geçmek oldukça kötü bir durumdu. Rehber istersek motorla gelip bizi alacaklarını söyledi ama ben istemedim. Neden diye soracak olursanız hem doğanın güzelliğine biraz daha bakmak , kokusunu içime çekmek istedim hemde dik olan dağlı taşlı yoldan motorla çıkmak beni ürküttü. Düşme ihtimalindense yavaş yavaş yürüyüp doğanın tadını çıkarmak istedim. Ve sonunda aracımıza ulaştık. Sizlere şelale turu için önerebileceğim birkaç şey var onları liste olarak aşağıya yazıyorum.
Şelalere giderken dikkat edilmesi gerekenler.
1) Yanınızda yedek kıyafet götürün ve arabada bırakın şelale dönüşünde değiştirmeniz için
2) Yanınızda kesinlikle olması gereken deniz ayakkabısı yoksa kesin terlik almalısınız.
3) Yavlu kıyafetlerinizi değiştirmeden önce ihtiyacınız olacak
4) El sabunu lavabolarda ellerinizi temizlemek için sabunlar bulunmamakta ve var olanlarda hassas ciltlerde alerjik sonuçlar doğurabilmekte,
5) Son olarakta şelaleden çıktıktan sonra içme suyuyla şişe sularla ellerinizi ve yüzünüzü yıkamalısınız . Çünkü bali bely hastalığına yakalanma ihtimaliniz olabilir. Şelale suları doğal ve topraklı yerlerden geçip geldiği için içerisinde mikroorganizmalar mevcut bu yüzden en önemli kural bu bence. Yoksa bütün tatilinizi hasta bir şekilde geçirebilirsiniz. Benden söylemesi :)
Evet tüm bunları dikkate alırsanız şelale turunuz harika geçecektir.
Bali sadece maymun ormanı , fil ormanı veya yunus balıklarından ibaret değil tabi ki. Birçok tapınak bulunuyor. Tapınaklara girmeden önce eğer kısa etek, şort veya tişört giydiyseniz girişte bulunan kumaşları belinize etek gibi giyip , üzerinizede örtüp açık bir yeriniz kalmayacak şekilde tapınağa girmeniz gerekiyor. Tapınaklarda budizm dinine ait birçok kutsal figürler mevcut. Her kutsal figürün önünde tütsüler yanıyor ve meyveler ikram ediliyor. İsterseniz siz de orada bulunan tütsülerden yakabilir meyveler bırakabilirsiniz. Tapınak içerisi cennet tasviriyle yapılmış gibi. Her bir figürün farklı bir anlamı ve özelliği var gibi ama bunlar özellikle belirtilmemiş. Bu yüzden ne anlama geldiğini tam olarak anlayamayabilirsiniz. Yolda yürürken bile binlerce çeşit tapınak karşınıza çıkabilir. Ülkede tapınaklara extra özen gösteriliyor. Bazı tapınaklara sırf bu yüzden turistlerin girmesi yasak. Din ve inanç konusunda çok hasas budistler. Bu konuda gelen her turistin özellikle dikkat etmesi gereken konulardan biri bu. Sizde farklı kültürleri, dinleri öğrenmek , gezip görmek istiyorsanız Bali bunun için harika bir ada.
Baliye geldiğinizde görmeniz gereken son bir yer var bence . “Jembatan kaca Bali Tegenungan “ yani “Cam köprü . Ormanın içerisine kurulmuş yaklaşık 188 metre . Üzerinde yürüdüğünüzde sanki aşağı düşecekmiş gibi hissediyorsunuz. Doğanın o huzurlu manzarasıyla cam terasta yürümek çok farklı bir duygu. Bu duyguyu herkesin bence yaşaması gerek. Cam teras alanından çıktıktan sonra fotoğraf çekebileceğiniz bir kaç güzel alan yapılmış bu da oraya daha fazla turisti çekmesine neden olmuş. Sosyal medya fenomenleri ve turisteler için harika bir yer.


















Yorumlar
Yorum Gönder